Adana Lezzeti: Adana Kebabı
25 Nisan 2019
Adana’daki Görülmesi Gereken Yaylalar
25 Nisan 2019
  • ADANA KALESİ

Adana Kalesi, Adana’nın Tepebağ ve Kayalıbağ mahallerinde, Seyhan Irmağının ve Taşköprünün batı bitişiğindeki höyüğün üzerinde bulunmaktadır. 781 yılında Abbasi Halifesi Mehdi ile oğlu Halife Harun-ür Reşid (764-809) kale inşaatını bitirmiştir. 1836 yılında Adana’yı ele geçirmeye çalışan Osmanlı döneminde Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa, kaleyi yıktırmıştır. Geçmişten günümüze kalan ise kule ile sur yıkıntıları gelebilmiştir.

“Kalekapısı” ve “Tarsuskapısı” olmak üzere iki parça duvar enkazı bulunmaktadır. Kale hakkında bilgiler İngiliz seyyahı Kinneir’in notlarında bulunmaktadır. 1813 – 1814’te Adana’yı ziyaret ettiği zaman Adana kalesi hakkında seyhan kenarında olduğunu ve taştan yapılmış duvarları ile çeyrek mil kadar uzunluğu olduğunu söylemektedir.

  • FEKE KALESİ

Feke Kalesi, Feke İlçesi’nin kuzeydoğusundaki bir tepe üzerindedir. Feke İlçesi’nin kuzeydoğusundaki bir tepe üzerindedir. Feke ilçesini geçtikten 3 km sonra Buradan geçen kervan yolunu kontrol etmek amacıyla 12.yüzyılda yapılmıştır. İlk kez Bizanslıların yaptırdığı, sonra da Selçukluların kullandığı kaledir. Dikdörtgen bir plân düzeni gösterir. Sekiz burcu ve bir gözetleme kulesi vardır. Günümüzde bu burçların yarıdan fazlası toprağa gömülmüş durumdadır. Kale içerisinde yapı kalıntılarının izleri bulunmaktadır. Tek giriş kapısı güney yönündedir.

  • KARASİS KALESİ

Karasis Kalesi, Adana ili, Çukurova’daki kaleler zincirini önemli bir halkasını oluşturur. Kozan Barajı’nın hemen kuzey kesiminde yer alan kale, ilçe merkezine kara yoluyla yaklaşık 17 Km. uzaklıktadır. Kaleyi inşa edenlerin Selefkoslar (Selefkiler) olduğu bilinmektedir. Milattan önce 333 de Büyük İskender’in eline geçen Kozan, O’nun ölümünden sonrada Selefkosların idaresine girmiştir.

Öncelikle savunma amaçlı inşa edilmekle birlikte kapladığı yaklaşık bir kilometrekarelik alan ve yer yer kayaların içine oyulmuş evler göz önüne alındığında, aynı zamanda bir yerleşim birimi olarak kullanılmıştır. Kalenin doğu cephesindeki kulelerden birinde mitolojik tanrı Herakles Kallinikos’un sembolü olan ‘Herakles lobutu’ bulunmaktadır. Diğer bir kulenin batıya bakan giriş kapısı üzerinde ise kısmen tahrip edilmiş fil kabartması bulunur. Sur duvarlarının içe bakan yüzeylerindeki taşların bazılarında ise “T” ve “S” harfleri görülmektedir. Bu harflerin, sur duvarlarının yapımında çalışan taşçıların, taşları nereye koyacaklarını belirlemek için yazdıkları sanılmaktadır.

Kale’ye gitmek isteyen Turistlerin güzergâhı, ya gedikli köyünün taburlu mahallesi ya da kuzeyden çıkılırsa Orçan köyünün güney kesmi kaleye çıkmak için kullanılabilir.

  • ANAVARZA KALESİ

Ceyhan – Kozan karayolundan da görünen Anavarza Kalesi’ne, karayolunun 28. km.sinde yer alan Ayşe Hoca köyü içinden 4 kilometre doğuya gidilerek geçmiş yıllarda adı Anavarza köyü olan, şimdiki adı ile Dilekkaya Köyü’ne varılarak ulaşılır. Anavarza Kalesi ve üzerinde yer aldığı kaya kütlesi Ceyhan-Kozan yolundan da görünmektedir.

Anavarza Antik kentinin bir çok bölümünde kale ve surlar ayaktadır ancak buna mukabil kalenin yer aldığı kaya kütlesinin hemen batısında yer alan antik kentten, etrafını çevreleyen duvarların bir kısmı ve iç kısımda yer alan birkaç yıkıntı haldeki yapı dışında geriye pek bir şey kalmamıştır.

Anavarza kalesine çıkış kayalıkların bir çok yerinin tamamıyla dik olmasından dolayı güney tarafından veya doğu tarafındaki kapının bulunduğu kısımdan yapılmaktadır. Kale üç bölüme ayrılmaktadır: Birinci sur da ve Ermeni prenslerinden Toras’ın 1057 yılında yaptırdığı üç nefli küçük kilisenin de içinde bulunduğu askeri kışla; iki sur da arasındaki düz kayalık üzerine kurulmuş olan üç katlı kule; ikinci sur da ve içinde bulunan bitişik odalar topluluğu, depolar ve su tankları. Üç katlı kuleye giriş sadece bir kapıdan ve dayanılan bir merdivenle yapılmaktadır.

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir