ADANA BELEDİYE BAŞKANI HÜSEYİN SÖZLÜ KİMDİR ?
25 Ekim 2018
Adana Misis & Mopsuhestia Antik Kent
25 Ekim 2018

Şar Antik Kent‘inde Tufanbeyli İlçesi’nin kuzey ucunda Kayseri İl hudutlarına birkaç km. uzaklıktaki örenyerinde Hitit, Roma ve Bizans dönemi eserleri yer almaktadır.

Günümüze sağlam kalabilmiş eserlerin çoğu Roma dönemiden kalanlardır.

Kilikya Komanası” diye anılan bu Şar, Etilerin dini merkezlerinin ikincisi olup ilki “Pontus Komanası” idi. Hitit Kralları bizzat gelerek burada dini ayinlere katılırlardı. Bu dini merkezlerde başrahibin emrinde kadın ve erkek altı bin kişi hizmet görürdü. Tapınağa vakfedilen zengin toprakların gelirini de başrahip alırdı. Büyük rahiple kral aynı soydandı ve başrahibin Kilikya ve Kappadokya komanalarındaki mevkii kraldan hemen sonra gelirdi.

Şar‘da ayakta kalabilen eserler çoğunlukla Roma eserleridir. Bunlar arasında “amfiteatr”; yani kademeli açık hava tiyatrosu bilhassa dikkati çeker. Yukarı mahallenin güneyinde, çayın sol kıyısındaki yamaçta yer alan bu tiyatro ne yazık ki bugün bir hayli harap durumdadır. Ayakta kalan bölüm, yüksek bir duvar ile merdiven şeklinde yükselen bazı sıralardır. Bu merdivenlerin altında hem destek vazifesi gören ve hem de vahşi hayvanların barınak yeri olarak kullanılan mahzenler vardır. Bunların bir kısmı halen toprak altındadır.

Şar Antik Kent‘inde bir diğer önemli eser de Bizanslılardan kalan kilisedir. Kubbesi yıldırım düşmesiyle yıkılmış olan bu tapınak muntazam yontulmuş gayet iri taşlarla inşa edilmiştir. “Kilise Mahallesi” diye anılan yerdeki bu Hıristiyan tapınağının ayakta kalan tek bölümü apsis kısmına ait 5 metre yükseklikteki duvardır. Bu binaya ait yerdeki taş bloklar üzerinde çeşitli geometrik motifler ile biri üzerinde bir haç şekli görülebilir.

Şar‘ın maziden kalan en kıymetli ve nadide eseri “Alakapı” dır. Yer aldığı mevki bu ad ile anılır. Büyük mermer bloklarla meydana getirilen 6 metre boyunda ve 3 metre enindeki bu yüksek yapının, Ana Tanrıça Tapınağı‘nın kapısı olduğunu dile getirebiliriz. Tapınak tamamen yıkılmış olmakla beraber, bu kapının yanı başında görülen üzerleri bitkisel motiflerle süslenmiş cephe ve yan duvar taşları binanın orijinal durumu ve ölçüleri hakkında bir fikir verebilmektedir.

Romalılar zamanında Hieropolis adıyla anılan bu yerde başka bina enkazları, rölyefler ve kitabeler ile sütun, sütun başlığı, arşitrav ve kemer gibi çeşit çeşit mimari öğeler kalmıştır.

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir