LONDRA’YA KAR YAĞIYOR SEVGİLİM
25 Ocak 2019
Volkan Şen Transferi
25 Ocak 2019

TÜRKİYE Devlet Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir günlük Moskova ziyaretini ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le yaptıkları ikili görüşmeyi, Türkiye dönüşü uçakta kendisini izleyen basın mensuplarına değerlendirdi.

VERİMLİ BİR GÖRÜŞME

Putin’le ikili ilişkiler ve bölgesel konuları kapsayan verimli bir görüşme yaptıklarını belirten Erdoğan, ”ABD’nin çekilme kararı sonrası ortaya çıkan yeni tabloyu müzakere etme fırsatı bulduk. Suriye’de DEAŞ, PYD-YPG ve bütün terör örgütlerine karşı mücadelemizi ele aldık. Güvenli bölge konusunu görüştük” dedi.

Basın mensuplarının Erdoğan’a soruları ve onun verdiği cevaplar şöyle:

-Putin’le görüşme sıklığınız neredeyse rakor düzeyde. Türkiye ve Rusya, özel bir modele, özel bir ittifaka doğru mu gidiyor?

İyi bir frekans yakaladık. Benim 16 yıllık Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı dönemim, Sayın Putin’in de Başbakanlık yaptığı ara dönemi dahil, ilişkilerimizi hep sıcak tuttuk. Türkiye’nin ekonomisi güçlendikçe de Rusya ile olan ilişkilerimiz çok daha iyi bir konuma geldi. Bunun en güzel örneği bana göre turizmdir. Yani, turizmde 6 milyonluk bir rakamı yakalamış olmak önemli.

– Münbiç ve YPG ihtilafı konusunda ABD ile yaşanan problemlerde, Senatör Graham’ın Ankara’da yaptığı açıklamalar bir yeni kilometre taşı olarak değerlendirilebilir mi?

Şu anda Münbiç’te, bizdeki rakamlar itibariyle bin civarında PYD-YPG’li var. “Yok” diyenler var ama, bizdeki bilgiler böyle. Şehrin nüfusunun ezici çoğunluğu, yani yüzde 85-90’ı Sünni Araplardan oluşuyor. Münbiç’in nüfusu 700 bin civarında. Ama çoğu insan şehirden koptu. Şimdi ise yeni bir süreç var. Bu yeni süreçte gerek ABD, gerek Rusya, gerekse biz, Mevlüt Bey’in Pompeo ile yapmış olduğu görüşmeye istinaden, 3 ay içerisinde yani 90 gün içerisinde buranın boşaltılması lazım. Bugün gelinen nokta itibarıyla, Rusya da ABD de PYD-YPG’nin Münbiç’i boşaltılacağını söylüyorlar. Rusya kanadı, bu görüşmemizde de bize bunu söyledi. Temennimiz odur ki boşaltılır.

HENÜZ DÜZLÜĞE GELİNMEDİ

-Bu müzakereler ve tartışmalar uluslararası ilişkilerde bu noktaya geldikten sonra acaba Suriye konusunda son düzlüğe geldik mi?

Finish’e mi?

-Evet, artık son düzlüğe girildiğini hissediyor musunuz?

Henüz hissetmiyoruz. Orada halen bayağı iş var. Mesela Astana sürecini sona erdirme gayreti içerisinde olan kesimler var. Ayrıca biliyorsunuz, Suriye’de anayasa komisyonu meselesi var. Bu konuda da birileri ipe un seriyor. Birileri “Biz burada varız” birileri, “Siz yoksunuz” havasında. Biz anayasa komisyonu sürecinde ilerleme kaydedilmesine de büyük önem veriyoruz. Mümkün olduğunca, iyi bir anayasa çalışmasının yapılmasını temenni ediyoruz. İyi bir heyet oluşsun ve bir an önce de adımlar atılsın beklentisi içerisindeyiz. İnşallah Birleşmiş Milletler’in yeni özel temsilcisi de burada aktif bir gayret ortaya koyar. Temennimiz ondan sonra da, bir Cenevre sürecinin başlaması ve neticeye varılması.

-Sizin önceliğiniz Münbiç mi, İdlib mi?

İdlib’i Rusya ile beraber şu anda hamdolsun belirli bir yere oturttuk; hatta biraz daha ileri gidiyorum, kurtardık. Eğer İdlib’de bizim o birlikteliğimiz olmamış olsaydı, oradan 100 binlerce insan, Allah göstermesin göçe zorlanabilirdi, hatta orada büyük katliamlar yaşanabilirdi. Ama güzel bir dayanışma neticesinde bu tür tehlikeler bertaraf edildi. Soçi’de başlattığımız o İdlib sürecini halen devam ettiriyoruz. Ama şu anda bu süreci gölgelemeye çalışan radikal unsurlar var. Biz Rusya ile beraber, İdlib’in refahını, huzurunu sağlayabileceğimize inanıyoruz.

ADANA MUTABAKATI

-Suriye meselesinde birçok aktör var, aynı anda müzakere yapabiliyor. Bu nasıl oldu?

Bizim buradaki konumumuz hiçbirine benzemiyor ki. Suriye ile 911 kilometre sınırımız var. Sınırdaş ülke olmanın ötesinde, bizim Suriye ile ortak tarihimiz var. Kültür birlikteliğimiz var. Evlilikler yapmışız. Her bayramda bizden Suriye’ye, Suriye’den bize geçişler oluyor. En son baba Esed’in olduğu dönemde 1998’de imzalanmış bir Adana Mutabakatı var. PKK terör örgütünün mensuplarının bize teslim edilişini, terörle mücadeleyi ele alan bir mutabakat. Önemli bir adımdı. Şu anda belki bunun tekrar gündeme getirilmesi söz konusu olabilir. Nitekim Sayın Putin de bunu özellikle gündeme getirdi; “Adana Mutabakatı önemli bir konu. Türkiye bunu işlemeli” dedi.

-Tekrar işlerlik kazanabilir mi bu anlaşma?

Bunun Türkiye’nin bölgedeki ağırlığını hissettirebileceği önemli bir anlaşma olduğu kanaatindeyim. “Türkiye’yi buraya kim davet etti” diyenlere karşı, o mutabakatı masaya getirmemiz lazım. Altında baba Esed’in yetkililerinin imzası var. Türkiye adına da o dönemdeki Dışişleri Müsteşar Yardımcımız Büyükelçi Uğur Ziyal’ın imza koyduğu bir mutabakat; ki Uğur Bey benim Başbakanlık dönemim de de Müsteşarlık yaptı. O mutabakatın iyi değerlendirilmesi gerekiyor.

ANLAŞMA HALEN GEÇERLİ

-Putin, “PYD/YPG için Şam’la görüşmesi gerekir” dedi. Sonra konu Adana Mutabakatı’na geldi. Bu anlaşma geçerli mi yenisi mi yapılacak? Suriye ile ilişki kurulması anlamına gelecek?

O mutabakatın geçersiz olduğunu söyleyebilen kimse yok. Tam aksine Sayın Putin, o mutabakatın orada bizim terörle mücadelemiz açısından önemli olabileceğine işaret ediyor.

-Münbiç konusunda son durum nedir?

Biz Suriye’nin terör unsurlarından arındırılması için tüm aktörlerle temas halindeyiz. PYD-YPG’nin Münbiç’i boşaltmasını Rusya ile de konuşuyoruz. Münbiç’i temizledikten sonra hedefimiz Münbiç’in yerli halkının oraya yerleşmesini sağlamak. Rakka’da ABD’de büyük yanlış yaptı. O yanlışının bedelini de ağır ödedi. Halbuki ABD bizim teklifimize evet demiş olsaydı Rakka çoktan alınmış olacaktı. Rakka’nın alınması ile birlikte buradaki göç ve insan kaybı ortadan kalkmış olacaktı.

-Güvenli bölgeyi Türkiye tek başına mı oluşturacak? ABD’liler birlikte çalışmayı teklif ediyor.

Biz, ABD ve Rusya’ya diyoruz ki “Lojistik desteği verirseniz biz, başta DEAŞ olmak üzere bu bölgeyi tüm terör örgütlerinden arındırıp sulh-u sükuna kavuştururuz.

-Rusya ile vizeler konusunda bir gelişme var mı?

Vize ile ilgili hazırlıkları yapmışlar. Şu anda Sayın Putin’in imzasını bekliyor. Bu arada Türk Akımı’nın hayata geçmesi ile Türkiye BİR numara olacak. Yıl sonunda kara geçişi de bitecek. Yunanistan, Bulgaristan, Sırbistan, Macaristan hattına doğalgaz buradan gidecek.

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir