Adana’da Bulunan Hanlar ve Kervansaraylar

Adana’nın Ünlü Tarihi Camileri
29 Nisan 2019
Adana’daki Parklar Ve Doğayı Gezebileceğiniz Yerler
29 Nisan 2019

Gerek Adana merkezinde ve gerekse il sınırları içinde bulunan başlıca han ve kervansaraylar; Tuz Hanı, Adana Bedesteni, Gön hanı, Kurtkulağı kervansarayı ve Misis kervansarayıdır. Bu eserler dışında az da olsa kalıntısı olan ve cüzi bilgiye sahip olduğumuz kervansaraylarıda sizler için derledik.

Kurtkulağı Kervansarayı

Adana-Halep kervan yolu üzerindeki Kurtkulağı Menzilinde bulunan kervansaray, bir Osmanlı menzil handır. Kervansaray bir kale sağlamlığında gayet kalın ve sağlam duvarlara sahiptir.
Ceyhan’ın 12 km. güneydoğusunda Kurtkulağı Beldesindedir. Adana Müzesinde bulunan kervansaray kitabesine göre eser 1659’da Hüseyin Paşa tarafından yaptırılmış olup, mimarı Mehmed Ağa’dır. Adana-Halep kervan yolu üzerindeki Kurtkulağı Menzilinde bulunan kervansaray, bir Osmanlı menzil handır.

Misis Kervansarayı

İki kısımdan oluşan Misis kervansarayının birkaç duvarından başka hemen tüm bölümleri yıkılmış durumdadır.Adana ile Ceyhan ilçesi arasında, Ceyhan Nehrinin kıyısında ve nehrin iki yakasını birleştiren tarihi Misis Köprüsünün Doğu ucunda yer almaktadır. Kervansaray ve Kervansaraya ait kare plânlı, tek kubbeli bir mescitten ibaret olan yapı gurubu bugün tamamen harabe haline gelmiştir.

İlk defa tarihi Misis Köprüsü başına, köprüden geçen kervanların barınağı olarak Selçuklular zamanında bir kervansaray yapılmış, fakat bu kervansaray zamanla yıkılınca 1070 H. tarihinde Padişah IV. Mehmed’in emri ile eski kervansarayın yerine bir han ve bir de mescit yaptırılmıştır. Bu inşaat sırasında ayrıca köprü de onarılmıştır. Kervansarayın, bu yapım sırasında ne durumda olduğu bilinmemekle beraber, Evliya Çelebi, seyahatnamesinde köprünün onarımından bahsetmektedir. Bugün kitabeleri Adana Müzesinde bulunan kervansarayın sadece Kuzeydeki duvarı ile giriş kapısı ayakta kalabilmiştir.

Gön Hanı Kapısı

Adana Arastası ile yan yana olan Gön Han’ın dan bugün sadece bir kapı kalmış bulunmaktadır. Hanın cümle kapısı olan bu kapının büyük sivri kemeri, Selçuklu mimarisinde olduğu gibi yan yana sıralanmış küçük palmet motiflerinin teşkil ettiği bir kenar profili ile süslenmiştir. Kapı kemerinin iki köşesinde iki küçük kabara üzerine mührü Süleyman motifi işlenmiştir. Tamamen kesme taştan yapılmış olan cümle kapısının arkasında bugün vakıflara ait yeni dükkanlar yer almaktadır.

Bedesten

Mimari tarzına göre 16. yüzyılda yapıldığı düşünülen Adana Bedesteni, kitabesine ise göre 1267 H. (1850) tarihinde Kel Hasan Paşa tarafından onartılmıştır. Bugün Bedesten içinde yer alan dükkanların hemen hemen tamamı mimari özelliklerini ne yazık ki kaybetmiş durumdadır. Bedesten civarı, ticari anlamda halen Adana ekonomisindeki önemini korumaktadır.Bedesten Çarşı içinde ve Büyük Saat Kulesinin tam karşısında bulunmaktadır. Çevresi yeni yapılmış dükkanlarla kapanmış olan kapalı çarşı, bedesten olarak adlandırılmakta ise de klasik Bedesten mimarisinden çok, arastalara daha uygun bulunmaktadır.

Tuz Hanı

Tuz Hanı’nın günümüze ulaşan bölümleri Vakıflar Bölge Müdürlüğünce kiraya verilmiştir. Arsasında tek katlı dükkanlardan oluşan ve Vakıflar Çarşısı-Tuz Hanı adı verilen bir çarşı bulunmaktadır. Adana Ulu Cami’inin yanında yer alan Tuz Hanı (Ramazan oğlu Halil Beyin selamlık dairesi) Halil Bey tarafından 903 H. (1497) tarihinde selâmlık olarak yaptırılmış, fakat son yüzyıl içinde develerle getirilen tuzların burada satılmasından halk arasında Tuz Pazarı Hanı ismini almıştır.

Bugün sadece bir avlusu ve avlunun Batı köşesinde bulunan küçük bir mescit ile bu mescide bitişik hamamı kalmış olan selamlık dairesinin diğer kısımları yıkılarak ortadan kalkmıştır. Memluk mimari özelliğini taşıyan ve kare planlı mescidin tamamı kesme taştandır. Yüksek kasnaklı mescidin üzerini sivri bir külahı andıran kubbe örtmektedir. Mescidin bitişiğinde bulunan, fakat bugün, soğukluğu ve soyunmalığı yıkılarak ortadan kalkmış olan hamamın sıcaklık kısmı kalıntıları da aynı külliyenin parçalarını teşkil eder. Hamamın kapısı üzerindeki kitabede 903 H. (1497) tarihi okunmaktadır ki bu da Ramazanoğlu Halil Beyin emirliğine rastlamaktadır. Yapının günümüze ulaşan bölümleri Vakıflar Bölge Müdürlüğünce kiraya verilmiştir. Arsasında tek katlı dükkanlardan oluşan ve Vakıflar Çarşısı-Tuz Hanı adı verilen bir çarşı bulunmaktadır.

Karataş Menzil Hanı

Karataş kazasının Pazar Yeri ismi verilen denize nazır tepe üzerinde bulunan Menzil Hanı, bugün tamamen harabe halinde olup Belediye tarafından istimlak edilerek içine evler yapılmıştır. Mevcut kitabesinden hanın, 1017 H. (1608 tarihinde Mir Ali isminde birisi tarafından yaptırılmış olduğu anlaşılır. Hanın Batı kısmında yarıdan fazlası temel hizasına kadar yıkılmıştır. Buna mukabil Güney kısmına iki tane yeni bina yapılmış olan hanın, Kuzeyde bulunan cümle kapısı ve Doğu kenardaki mekanların bir kısmı sağlam vaziyettedir. Ortada uzun bir avlu ve bu avlu etrafında sıralanan odalardan meydana gelmiş olan han dikdörtgen planlıdır.

Soluhan Kervansarayı

Kozan ile Feke karayolu üzerinde Suluhan Yaylasındadır. Eski Kozan-Kayseri kervan yolu üzerindedir. Ortaçağ’dan kalma bir menzil hanıdır. Anadolu Selçuklu-Osmanlı mimari özelliklerini taşıyan bu kervansaray, çok harap bir durumdadır. Bakıldığında tarihi bir eser olduğu anlaşılmakla beraber nerede ise bir oda büyüklüğünde bir yıkıntı kalmıştır.

Kesirhan

Adana’nın Karaisalı ilçesine bağlı Altınova köyünden geçerek gidilir. Karaisalı ilçesinin Kapı kaya mevkinden 4 km sonra Altınova köyünün içinden geçilerek gidilir. Köye uzaklığı 1 km. civarındadır. Oldukça metruk durumda olan yapının sadece ayakta kalan kısmı dört bir yanını çevreleyen duvarlardır. Adana’nın meşhur sıcaklarında bile kapılarında oldukça esintili bir havanın oluşması ilgi çekicidir.

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir